Çoğu kurum yapay zekâyı yanlış soruyla arıyor: “hangi süreci otomatikleştirelim?” Doğru soru şu: hangi kararda pahalı olan şey tahmin? Bu araç süreçlerinizi o süzgeçten geçirir ve nereye yapay zekâ konulacağını — ve daha önemlisi nereye konulmayacağını — söyler.
Bu araç hazır bir liste göstermez. Hangi süreçleri seçtiğiniz ve her biri için verdiğiniz beş yanıt, sıralamayı ve kararı belirler.
Yapay zekânın bugünkü asıl işlevi otomasyon değil, tahmin maliyetini düşürmektir. Her kararın anatomisi şudur: veri → tahmin → muhakeme → eylem → sonuç. Yapay zekâ bu zincirde yalnızca tahmin adımını devralır; muhakeme insanda kalır.
Bunun doğrudan sonucu şu: bir kararda zor olan şey kestirmek değil de karar vermek ise, oraya yapay zekâ koymak para yakar. Bu araç böyle bir süreç gördüğünde size açıkça “buraya koymayın” der — ve bu, alabileceğiniz en değerli cevaptır.
Uygun aday olmanın dört şartı da bundan çıkar: karar veriye dayalı, iyi tanımlı ve tekrarlayan olmalı; bir de mevcut iş akışına entegre edilebilmeli. Sonuncusu en çok atlanan şarttır: pilotların çoğu teknik olarak başarılı olup benimsenmediği için ölür.
Kurumunuzda düzenli olarak karar verilen süreçleri seçin — yapılan işleri değil. Üç ile sekiz arası seçmenizi öneririz; listede olmayanı aşağıdan ekleyebilirsiniz.
Kurumunuza özel süreçleri ekleyin. Karar cümlesi olarak yazın: “hangi bayiye ne kadar limit vereceğimiz” gibi.