Veri varsa karar doğru mudur?
Posts are published in Turkish.
İş hayatım boyunca farklı karar verme biçimlerine sahip yöneticilerle çalıştım. Bazıları karar verirken sezgilerine daha fazla güvenir, bazıları ise önündeki verileri görmek isterdi. Hangisinin daha doğru olduğu tartışmasına girmeyeceğim. Ama kendi deneyimimde veriye dayanarak karar vermenin önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü veri yalnızca karar vermenize yardımcı olmuyor. Verdiğiniz kararın dayanağını açıklamanızı ve başkalarını ikna etmenizi de kolaylaştırıyor. Özellikle üst yönetime bir öneri götürdüğünüzde bunun önemini daha fazla hissediyorsunuz. "Bence böyle yapmalıyız" demekle, "Veriler bize bunu söylüyor, bu nedenle böyle yapmayı öneriyorum" demek arasında önemli bir fark var.
Fakat zaman içinde şunu da gördüm: Verinin olması, kararın doğru olduğu anlamına gelmiyor. Yanlış göstergeyi seçebiliriz. Veri eksik olabilir. Farklı kaynaklardan gelen veriler birbiriyle çelişebilir. Ya da doğru veriyi yanlış bağlamda yorumlayabiliriz.
Yapay zekâ ile birlikte bu konu çok daha önemli hale geliyor. Çünkü bir yapay zekâ projesini klasik bir yazılım projesi gibi düşünmek kolay. Bir uygulama geliştiririz, test ederiz, çalışıyorsa devreye alırız. Oysa yapay zekâ projelerinde durum biraz farklı.
Yapay zekâ projeleri özünde veri projeleridir.
AI projelerinde problemin yaklaşık %80'i veriyle, %20'si ise uygulamanın fonksiyonalitesiyle ilgilidir. Modelin çalışabilmesi; verinin toplanmasına, temizlenmesine, hazırlanmasına, yönetilmesine ve zaman içerisinde yeniden eğitilmesine bağlıdır.
Bu ayrım önemli.
Geleneksel bir uygulamada aynı fonksiyon büyük ölçüde aynı sonucu üretirken, yapay zekâ sisteminin çıktısını kullanılan verinin kalitesi ve miktarı doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle AI projelerinde önemli miktarda zaman, modelden önce veriye harcanıyor: veriyi hazırlamak, temizlemek, birleştirmek, erişilebilir hale getirmek ve kalitesini korumak gerekiyor. Üstelik model test ortamında çok başarılı olabilir. Ama gerçek hayatta karşılaşacağı koşulları temsil etmeyen verilerle eğitilmişse, testteki başarı gerçek kullanımda aynı sonucu vermeyebilir. Veri kalitesi ve miktarı yeterli değilse projenin başarısı da doğrudan etkilenir. Bu nedenle bugün "veriye dayalı karar verme" dediğimizde yalnızca daha fazla veri toplamaktan bahsetmememiz gerektiğini düşünüyorum.
Şunları da sormalıyız:
Bu veri nereden geliyor? Neyi ölçüyor? Neyi ölçmüyor? Kalitesi yeterli mi? Gerçek hayatı temsil ediyor mu? Ve vermek istediğimiz karar için gerçekten doğru veri mi?
Yapay zekâ bize çok büyük miktarda veriyi kısa sürede analiz etme imkânı veriyor. Bu büyük bir avantaj. Ama yanlış veya yetersiz veriyi daha hızlı analiz etmek, bizi daha doğru karara götürmüyor.
Belki de yapay zekâ çağında asıl soru artık: "Veri mi, sezgi mi?" değil.
Daha önemli soru şu olabilir: "Kararımızı emanet ettiğimiz veri ne kadar güvenilir?"
#YapayZeka #Veri #KararVerme #Liderlik #DijitalDönüşüm
